Depresyon Nedir? Depresyonda Mıyım?

10.2.2018 23:51:01 BilgeDede
Depresyon Nedir? Depresyonda Mıyım?" title=  

Hepimiz yaşamımız boyunca zaman zaman çeşitli problemler ve sıkıntılar yaşayabiliriz. Yaşadığımız bu durumlarda kendimizi üzgün, mutsuz ve huzursuz hissedebiliriz. Acaba bunlar depresyon için bir işaret mi?  Günlük hayatta sıkça kullandığımız bir kavram olan depresyon; Dünya Sağlık Örgütü (WHO)  tarafından “en çok yeti yitimine neden olan hastalıklar” arasında 2020 yılında ikinci sıraya, 2030 yılında da birinci sıraya yükselecek bir hastalık olarak görülüyor.

 

 

Depresyon Nedir?

 

Özellikle son yıllarda gittikçe yaygınlaşmaya başlayan depresyon, belirtileri en az 2 hafta ve her gün devamlı olmak üzere, ruhsal ve duygusal durum hastalığından daha fazlası, ciddi sistemik bir hastalıktır. Tanısı kesinlikle ama kesinlikle klinik olarak konur ve tedavisi de aynı şekilde devam eder. Bu sebeple kesin tanı ve tedaviden ziyade depresyonun ne olduğunu, açık belirtilerini, sonuçlarını ve bu sonuçları yaşamamak için neler yapılması gerektiğini bilmek gerekir.

Günlük hayatında herkes normal olarak üzüntülü ve kederli durumlar yaşayabilir. Depresyonu, kısa süreli de olsa bizi depresif hissettiren mutsuzluk, moralsizlik ve karamsarlıkla karıştırmamak gerekir. Depresyonda kişinin yaşadığı ruhsal çökkünlük hayatta hiçbir şeyden zevk alamadığı, hiçbir şeyden mutluluk duyamadığı ve gelecekten ümidini kestiği bir sürece girer. Gerekli tıbbi kriterler karşılanmadan depresyon tanısı konulamaz.

 

Depresyon Nasıl Ortaya Çıkar?

 

Depresyon ne bir kişisel zayıflık ne de bir deliliktir. Genetik yatkınlıktan tutunda mevsimsel değişiklere kadar (hatta “Mevsimsel Depresyon” depresyonun bir çeşidi kabul edilir) belki de doğrudan nedensiz olarak ortaya çıkabilir. Yaşanan üzüntüler, sıkıntılar, kayıplar ve travmalar hem psikolojik olarak etki eder hem de beyindeki kimyasal dengeleri bozabilir. Özellikle serotonin miktarında düşüş gözlenir. Daha önceki yazılarımda bahsetmiş olduğum prefrontal korteksteki bir bölümün anormal aktivitesi de depresyonu tetikleyerek depresyonun aynı zamanda bir beyin hastalığı olduğunu da ortaya koymaktadır. İrade, dürtü kontrolü, ahlak, kişilik kavramlarından sorumlu bölgenin bu bölümündeki problemler öz saygının düşmesine, kayıp ve eksiklik hissine yol açabiliyor.



Hazır konu serotonine gelmişken önemli birkaç noktaya değinmekte fayda var. Serotonin, yaygın olarak “mutluluk hormonu” olarak bilinen bir hormondur. İşin asıl ilginç noktası burada başlıyor. Vücuttaki serotoninin %90-95’ini barsakta bulunan bakteriler üretir. Sadece çok az bir kısmı beyinde üretilir ve ruh halini, iştahı, uykuyu kontrol eder. Mutlu olduğunuz zamanlarda hem uykuya daha az ihtiyaç duymanızın hem de daha az acıkmanızın sebebi budur. Yani depresyona yol açan etkenlerin başında ismini sıkça duyduğumuz “probiyotiklerden” yetersiz beslenmeyi ve yararlı bakterileri de öldüren antibiyotiklerin aşırı ve gereksiz kullanımını da sayabiliriz.

Depresyonda Genel Olarak Görülen Belirtiler Nelerdir?

 

Uzun süreli ve şiddetli olmak üzere;

Eskiden sizi sevindiren olay ve durumların artık hiçbir etki yaratmaması, devamlı mutsuzluk hali
Çökkün ruh hali
Sürekli boşluk hissine kapılma
Enerji düşüklüğü ve halsizlik
Ya az yemek ya da çok yemek: Buna bağlı olarak aşırı kilo verme veya alma
Ya az uyumak ya da çok uyumak: Buna bağlı olarak göz altı morlukları ya da göz kızarıklıkları
Hayattan zevk alamama düşüncesi
Toplum içine girmekte kaçınma, yalnız kalma isteği
Ciddi derece konsantrasyon bozukluğu
Öz saygı ve özgüvenin kaybı
Diğer fiziksel etkiler: kalp ve damar hastalıklarına yakalanma olasılığı, çarpıntı, terleme ve titreme gibi durumlar
Sonuç olarak; yaşam kalitesinde ve üretkenlikte düşüşler, sosyal ve ekonomik problemler, ilişkilerde problemler
Tekrar etmekte fayda var. Bu belirtilerin varlığının sayısı, şiddeti, süresi bir uzman eşliğinde ele alınmalıdır.



Depresyon bir uzman gözetimi gerektiren bir konu olduğundan daha çok depresyonla ilgili farkındalık yaratmak amacıyla bu yazıyı oluşturduk. Bir hastalığın birbiriyle ilgisi yokmuş gibi gözüken birçok nedene bağlı olabileceğini gördük. Aslında vücudumuzdaki tüm sistemlerin bir bütün olduğunu; yediklerimizin, içtiklerimizin, hissettiklerimizin ve anlık duygu durumlarımızın tüm vücudumuza olumlu veya olumsuz etkiler yapabileceğini keşfetmiş olduk.

Günlük hayatımızda, sosyal medyada çeşitli nedenlerden ötürü sıkça kullandığımız “depresyondayım”, “depresyona girdim” gibi ifadelerden mümkün olduğunca kaçınmamız gerektiğini düşünüyorum. Depresyona girmeyi hiçbir zaman normal ve tehlikesiz bir durum olarak kabul etmemeliyiz. Ayrıca depresif ve melankolik müzikler dinlerken de dikkatli olmakta fayda var. Belki sanatsal değerleri çok yüksek olabilir ancak eğer zaten olumsuzluğa eğilimliysek modumuzu daha da aşağıya çekip depresyona götüren yolda etmenlerden biri olabilir. Depresyondaki insanların duygusallık durumlarına karşı daha hassas ve negatif olabileceklerini unutmamak gerekir.

 

“ Bilgiler Kesfedebil.com adlı siteye aittir.” 

 






SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır